Ana Sayfa
  Hakkımda
  PİLONOL
  DÜNYADA DOĞAL ŞAMPUAN KONSEPTİ-POLIPHIN İLE BU KONSEPT YENİDEN YAZILIYOR!
  Blog
  Makalelerim
  Haberler
  Fotoğraf Galerisi
  Ziyaretçi Defteri
  İletişim
 
 
Her türlü sorunuzu buradan sorabilirsiniz.
 
 
Dünya Gazetesi röportaj

 

DÜNYA GAZETESİ
HABER SORULARI
 
 
 
-Firmanızın kuruluşundan bu güne kadar geçen süreçte kilometre taşlarıyla değerlendirir misiniz? Firmanızın faaliyet alanı, ürün yelpazeniz, üretim tesisleriniz, kapasiteniz ve kapasite kullanım oranlarınız hakkında bilgi verir misiniz?
 
-Kozlab firması 2007 yılında doğal kozmetikler ve doğal organik ürünler üretimi ile faaliyete başlamıştır.
Vizyonumuz; Tüm dünya insanlarının kullanabileceği ürünler üretmek, ulusal lider ve global kurum olmaktır.
 Misyonumuz; İnsanlığa faydalı olmak, herkesin kullanabileceği orijinal ürünler üretmek ve koşulsuz müşteri memnuniyeti sağlamaktır.
Değerlerimizi ise;Dürüstlük, hakkaniyetli, kişisel, fikirsel ve davranışsal açıklık, etkin müşteri ilişkileri, yenilikçi, öğrenen ve öğreten, pozitif, çevre ve toplumsal değerlere duyarlılık, değişime açıklık ve başarılı ekip çalışmasıdır.
Temel felsefesemiz insanların kendilerini güzel ve sağlıklı hissetmelerine faydalı olabilecek ürünler üretmektir. Bu kapsamda yatırım aşamasında modern laboratuar altyapısı ve ekipmanları ile ar-ge faaliyetlerine büyük önem verdik. Üretim süreçlerinde iyi üretim kuralları, iyi depolama kuralları, iyi laboratuar kuralları gibi konulara birinci derecede önem vermekle birlikte, çalışanların sağlığı ve çevreye duyarlılığına da olan hassasiyetlerimizi de göz önünde tutarak, 2008 yılında ISO 9001:2000, TS 18001-OHSAS 18001, ISO 14001:2004 Yönetim Sistem Belgelerini de almayı başardık. Bu kurumsal çalışmaların ışığında yaklaşık 10 yıllık araştırmaların sonucunda geliştirdiğimiz “doğal”,”orijinal” ve etkinliği test edilmiş ürünler hem ülkemizde hem de dünyada ses getirecektir. Kozlab güvencesi altında üretilen “Pilonol”,”Sederin”,”Dermanol”,”Poliphin”,”Saidelite”, ” Serravit” ve ” Primal” markalı yaklaşık 40 çeşit doğal kozmetik ve gıda takviyesi ürünlerimiz bulunmaktadır.
 
-Firmanızın 2008 yılı performansını değerlendirir misiniz? Ciro, üretim, iç satış ve ihracat miktarınız ne oldu? Bu yıl ciro, üretim, iç satış, ihracat hedefleriniz nelerdir? Geçtiğimiz yıl yaptığınız ve önümüzdeki dönemde planladığınız yatırımlarınızı aktarır mısınız?
 
-2008 yılı Kozlab için yatırım yılı olarak planladık. Üretim tesisinin kurulması, laboratuar ekipmanları ve altyapının oluşturulması ürünler için yasal izinlerin tamamlanması ve ürünlerin akredite laboratuarlarında allergen, dermatolojik ve güvenlik testlerinin yapılması, ambalaj seçimi, broşür, etiket vs. çalışmaları ile geçirdik. Her türlü hammadde ve bitmiş ürünlerin analizini yapabileceğimiz HPLC, UV vs. ekipmanları ile donatılmış bir laboratuar oluşturduk. 2009 yılından itibaren Türkiye’de elit eczanelerde, kozmetik storlarda ve network kanallarında var olacağız ve ihracat için altyapı çalışmalarını oluşturacağız. 2009 yılı için yurt içinde 2,800,000 YTL lik, ihracatta ise 200,000£ luk satış hedefimiz var.
 
-Yeni ürün çalışmalarınız var mı? Varsa, gelecekte geliştirdiğiniz ürün ne gibi yenilikleri beraberinde getirecek?
 
Kozlab temel olarak doğal, orijinal ve etkin ürün felsefesini benimsemiştir. Şu anda mevcut olan yaklaşık 40 ürün kendi segmentinde ilk ve tektir. Daha önce belirttiğim gibi ürünlerimiz 10 yılı aşkın süren laboratuar çalışmalarının sonucunda geliştirilmiştir. Bilindiği üzere İnsanlar yüz binlerce yıldır bitkilerin ve iksirlerin güzelleştirici ve iyileştirici özelliklerinden yararlanmışlardır. Bu bitkilerle tedavi olmuşlar ve hayatta kalmışlardır. Buradan yola çıkarak polifenol bazlı ürünler içeren bitkisel şampuanları, saç bakım ürünleri, doğal maskeleri,çamurları, akne kremleri gibi kozmetikler ürettik. Saç dökülmesi ve kepeğe karşı geliştirdiğimiz özel ‘polifenol özütü’ ile bitkisel şampuan segmentinde bir ilke imza atarak Poliphin markalı ürünümüz ile ‘saç kıran’, ‘papül’ (küçük deri tabakaları) gibi birçok saç derisi hastalıklarıyla da ilgili çalışmalarınımızı başarıyla sürdürmekteyiz. Kozlab’ın tüm ürünleri dermatolojik olarak dünyaca ünlü Dermatest Medical Research Company tarafından test edilmiş ve ‘very good skin amicability’ onayını almayı başarmıştır.
Gıda takviyeleri ve besin destekleri alanında da Sederine ve Serravit markaları ile modern yaşamın stresi ve yorgunluğu ile baskı altına giren insan sağlığının iyileştirilmesi amacıyla Energy, Function, Form gibi adlar altında 17 çeşit bitkisel takviye üretimi yapmaktayız. Ürün yelpazemizi 2009 yılında büyütmeyi ve vitamin ve mineral gruplarını da ürün portföyümüze katmayı planlıyoruz. 40 varan ürün çeşidimiz ve 2009 yılında portföyümüze katacağımız yeni ürünler ile bu kategorilerde Türkiye’de yerli üretim yapmakta olan ilk ve tek firma olmanın haklı gururunu yaşıyoruz. Bundan sonraki dönemde de yine aynı felsefe ile ürün geliştirme çalışmalarımız devam edecektir.
Bu ürünlerle birlikte kıl dönmesi problemi için geliştirdiğimiz  ‘polifenol yöntemi’ ile dünya da bir ilke imza atmış ve Avusturya’dan almış olduğu patent ile orijinalliğini belgelemiş bulunuyoruz. Arkadaşım Mümin DİZMAN tarafından uzun yıllar süren çalışmalar sonucunda geliştirilen bu yöntem ile dünyada ilk defa polifenol yöntemi uygulamaları başlatılmıştır. Kıl dönmesine doğal çözüm sloganıyla piyasaya çıkan Pilonol’ün uygulama çalışmalarında %100’e varan başarı elde edilmiştir. Güvenirlilik ve etkinliği her zaman ön planda tutma prensibimiz çerçevesinde  Tıp Fakülteleri ile birlikte çalışmalarımızı sürdürüyoruz.Bu yöntemle, kıl dönmesi problemi yaşayan bireyler kendileri  bakım uygulayarak bu rahatsızlığı sorunsuz atlatmaktadır. Yöntem kişinin uygulamayı düzenli yapabilmesi ile %100 başarıya ulaşmaktadır.
 Bilindiği üzere pilonidal sinüs (Türkiye’de halkın kullandığı tabiri ile “kıl dönmesi”) iyileşme zorluğu çekilen veya iyileşme faktörlerinin kaybolduğu bir deri altı enfeksiyon hastalığıdır. İyileşme zorluğu, hastalığın bulunduğu bölgenin insanoğlunun ‘en karanlık’ ve temizlik bakımından en az bakım gören yeri olmasından kaynaklanmaktadır. Ayrıca, bu bölge, yapısı itibari ile gerek yabancı maddelerin (kıl, yün, hav, tüy gibi) toplandığı ve gerekse kuyruk sokumunun bir matkap gibi deriye yapmış olduğu baskı nedenleriyle pilonidal sinüsü körüklemektedir. Buna ilaveten, özellikle yaz aylarında ‘terlemenin’ getirdiği mikroorganizma hareketliliği ve terin içeriğindeki kimyasal yapıdan dolayı hassas olan derinin tahrişi de bu hastalığı tetiklemektedir. Belki de pratik önlemler kullanılarak bu problem, ilk farkına varıldığı anda basit bakım kuralları uygulanması ile insanoğluna sıkıntı teşkil etmeyecektir. Bu bakım, aslında hayatımızda vücudumuzun farklı bölgelerine sıkça yaptığımız günlük işlerdir. Her gün düzenli banyo yaparak iki kaba et arasını sabunlamak, bu bölgede kıl oluşmasına izin vermemek (tıraş etmek veya tüy dökücülerle kılları uzaklaştırmak), özellikle yaz aylarında ter oluşmasını engellemek, uzun oturmamak veya uzun ayakta durmamak (basit vücut egzersizleri ile kan dolaşımını sağlamak), beslenmede C-vitamini içeriği fazla gıdalar tüketmek. Vücudun bağışıklık sisteminin güçlü olması, özellikle yara iyileşmelerinde önemli rol oynayan C-vitamininin bolca kullanımı ve polifenol içeren gıdaların tüketimi, derideki “kollajen sentezini” hızlandırması açısından bir gerekliliktir.
 
- Sektörün 2008 performansını değerlendirir misiniz? Yılsonu beklentileriniz nelerdir? Sizce önümüzdeki dönemde üretim, firma sayısı, ihracat gibi alanlarda sektörü ne tür değişiklikler ve gelişmeler bekliyor?
 
-Son yıllarda doğal kozmetik ve gıda takviyesi alanında ciddi bir pazar gelişmiştir. Pazarın büyük bir kısmı yurtdışı firmalar tarafından doldurulmuştur. Yerli olarak bu sektörde merdiven altı diyebileceğimiz ruhsatsız, izinsiz birçok firmanın olması ve sektörün yeterince denetlenememesi, tüketicilerde güven sorunu yaratmaktadır. Önümüzdeki dönemde krizin de fırsat olacağına ve uzun vadeli düşünen kurumsal ve güvenilir firmaların ayakta kalacağına ve sektörün özellikle üretici ayağında da ülkemizde yatırımları artacağına ve bunlara bağlı olarak ihracatta ciddi avantajlar sağlanacağına inanıyorum.
 
- AB sürecinde sektörün bulunduğu konumu değerlendirerek, bu konuda günümüze kadar yapılan çalışmaları aktarır mısınız? AB’ye uyum adına yapılan yasal düzenlemelerden bahseder misiniz? Siz firma olarak üretim teknolojileri, kalite yükseltme ve çevre kriterleri için ne gibi çalışmalar yaptınız?
AB Süreci sadece sektörümüzü değil bütün sektörleri önümüzdeki dönemde daha çok etkileyecektir. Biraz önce bahsettiğim üzere yasal altyapıları zaten AB ye uyum sağlamakta olan sektörümüzde izinsiz, ruhsatsız kaçak işyerlerinin azalmasına yol açacaktır. İş Sağlığı &Güvenliği ve Çevre konusu konuşmamın başında da belirttiğim üzere bizim için son derece önemlidir ve bu yüzden de daha üretime başlamadan hem ISO 14001 hem de ISO 18001 belgesini alarak bu konudaki duyarlılığımızı gösterdik.Ayrıca ürün standardizasyonunu sağlamak amacı ile de hammadde temin sürecinden başlayarak bitmiş ürün aşamasına kadar bütün süreçleri gerek laboratuar ekipmanları ile gerekse yönetsel metodlarla kontrol ediyoruz.Müşterimize ürünlerimizi bütün özelliklerini koku,renk,etiket,içerik etkinlik vs. aynı standartlarda göndermek temel hedefimizdir.Müşterimizin beklentileri bizim için her şeyden önemlidir.Bu yüzden sahada görev yapacak arkadaşlardan düzenli olarak geribildirim toplamalarını ve bunların değerlendirilerek ürünlerimizin performansını artırmayı amaçlıyoruz.Yine daha üretim sürecine başlamadan ISO 9001 belgesi almamızın nedeni de müşteri memnuniyetini sağlamaktır.
 
- Sektörünüzde; üretim, tüketim ve kapasite kullanım oranları konusunda dünyanın önde gelen ülkeleri hangileridir? Türkiye’yi bu bakımdan değerlendirir misiniz?
 
-Sektörde AB ülkeleri ve Amerika bu konuda gelişmiş teknoloji ve altyapıya sahiptir. Türkiye’de içinde bulunduğumuz sektör üretici anlamında çok yeni olmakla birlikte gelecekte daha iyi olacağına inanıyorum.
 
- Sizce sektörün iç ve dış pazarlarda gelişmesini tehdit eden unsurlar ve girişimler nelerdir? Bu unsurları ve girişimleri kaldırmak için ne gibi çalışmalar yapılmalı? Burada sektör örgütlerine, firmalara ve devlete düşen görevler nelerdir?
 
-Sektörümüzde tehdit unsurları daha önce de tekrarladığım üzere kontrolsüz işyerleridir.Bugün değişik ortamlarda satılan(internet,aktar vs) etiketsiz,üzerinde iletişim bilgisi dahi olmayan ürünler mevcuttur.Ayrıca yerli üreticilerin üretim izini alma aşamasında gösterilen hassasiyetin yurtdışından gelen ürünlerde de gösterilmesi sektörün geleceği için çok önemlidir.Çünkü yurtdışından gelen her ürünün beklentileri karşılayacak varsayımı ile hareket etmemizin doğru olmayacağına inanıyorum. Bu unsurların ortadan kaldırılması için etkin denetim ve kullanıcıların ürünleri alırken bu detaylara daha dikkat etmesi gerekmektedir.Bu konuda da klasik olacak ama eğitim ve bilinçlendirme her konuda olduğu gibi önem taşımaktadır.
 
 

 

Ana Sayfa| Hakkımda| PİLONOL| DÜNYADA DOĞAL ŞAMPUAN KONSEPTİ-POLIPHIN İLE BU KONSEPT YENİDEN YAZILIYOR!| Blog| Makalelerim| Fotoğraf Galerisi| Ziyaretçi Defteri| İletişim|
Atak Teknoloji Merkezi